İkinci Bir şans... Melissa Wiesner…
Melissa Wiesner, kitabın sonunda: Sadie falcıyla görüşüp her şeyin yeniden yaşanmasını istediğinde, Berbat Yılı hakkında şunları söylemişti: “Başıma gelecekleri bilseydim farklı seçimler yapardım diye düşünmeden edemiyorum.” Geriye dönüp baktığınızda, hayatınızda keşke bu yılı tekrar yaşayabilseydim dediğiniz bir yıl var mı? diye soruyor. Ben, galiba 1980 yılını yeniden yaşamak isterdim. Kaderin planı değişir miydi bilmiyorum ama hayatımın ilk gerçek fay kırığını yaşadığım yıla yeniden dönmeyi isterdim. Okumak isterseniz Roman Artemis Yayınlarından ve 323 sayfa.
Arka kapak:
“İkinci şansa inanır mısınız?
Peki ya bu ikinci şans, berbat geçirdiğiniz yılınızı yeniden yaşamanız için verilirse?
Cazibe, zekâ ve biraz da sihirle dolu bu unutulmaz hikâyede, şansı yaver gitmeyen bir kadına hayatını düzeltmek ve kötü geçen bir yılını yeniden yaşamak için ikinci bir şans verilir.
Saide’nin hayatı aniden alt üst olmuştur. Bir anda işini, evini kaybetmiştir ve erkek arkadaşı tarafından terk edilmiştir.
Hepsi de düşük çenesi yüzünden başına gelmiştir. Bir falcı ona bir dilek hakkı tanıyınca Sadie, berbat geçen yılını yeniden yaşamayı diler. İçten içe, sihrin hayatını düzelteceğine inanmasa da bir anlık istekle dileğini tutar, gözlerini açtığında… Hiçbir şey değişmemiştir. Tüm bunların üzerine o gece belki de şimdiye kadar ki en aptalca şeyi yaparak kardeşinin en yakın arkadaşı Jacob’ı öpmüştür.
Sadie ertesi sabah uyandığında, eski dairesinde, eski erkek arkadaşıyla birliktedir ve eski patronu onu iş yerinde beklemektedir. Tarihi kontrol ettiğinde, geçen yılın 1 Ocak’ı olduğunu fark eder. Sadie ikinci şans yılını yaşarken ilişkisinde ve kariyerinde gözden kaçırdığı noktaları görmeye başlar. Ancak Jacob’la her karşılaştığında onu9n hiç gerçekleştiğini bilmediği öpüşmelerini düşünmeden edemez. Birdenbire Sadie, tek hatasının ikinci bir şans dilemek olup olmadığını sorgulamaya başlar…”
Sayfa 94… Küçük bir kesit:
“Jacob, Gurur ve Ön Yargı’daki
Bay Darcy gibi davranıyordu. Ayağa kalktığımda o
da kibarca ayağa
kalktı. “Bana eşlik
ettiğin için teşekkür
ederim.” Tıpkı gitmeden önce birine sarılmak üzereyken yaptığınız bir
hareket gibi yine o tuhaf ayak hareketini yaptı. Ona sarılmak için birden kollarımı uzattım. Gözleri
kocaman açıldı ve sırtını dikleştirdi.
Ah Tanrım, bu çok tuhaftı. Bu konuşmanın sonunda bana sarılmayı
düşünmemişti, değil mi?…”
Keyifle okumanızı dilerim 📖📖📖
Sevgiyle, huzurla kalın. 😍😍😍
Küçük bir dip not: Bir gün bir yerde okumuştum, kimsenin sizi sevmediğini düşünseniz bile bilin ki bir yerler de sizin bilmediğiniz biri sizi seviyor ve özlüyor olabilir.
Yorumlar
Yorum Gönder