Lynn
Painter’In ilk kez bir romanını okudum. Güzel, keyifli, akıcı ve hayatın
içinden bir hikaye. Okumak isteyenler için Artemis yayınlarından çıkan roman
401 sayfa.
Arka kapak:
“Bailey, Charlie ile ilk tanıştığında,
onun tam bir felaket olduğunu düşünür.
17 yaşındaki Bailey, ebeveynlerinin ayrılığı sonrası annesi ile yeni bir hayata başlar. Ancak işe başladığı otelde görmeyi en son istediği kişiye rastlar. Uçakta karşılaştığı ve hiç hoşlanmadığı Charlie. Üstelik Charlie de otelde çalışmaktadır.
Bailey için tatsız başlayan iş arkadaşlığı,
zamanla başka
bir şeye
dönüşür.
Genç kız, Charlie ile beraber vakit geçirmek, iş arkadaşları ve
otele gelen insanlar hakkında dedikodu yapmak için can atmaya başlar. Hatta bazı arkadaşlarının ilişkileriyle ilgili iddiaya bile
girerler. Charlie, kadınlarla erkeklerin arkadaş olamayacağı
konusunda ısrarcıdır,
Bailey ise onu haksız çıkarmak istemektedir. Bu yüzden bir bahse daha girerler.
O sırada Bailey, annesinin –
sinir bozucu- erkek arkadaşıyla
olan ilişkisini
bozmak için Charlie’den yardım alır ve sevgili taklidi yapmaya başlarlar.
Aralarında ortaya çıkan
kıvılcım bahsi aslında kimin kazanacağının sinyallerini verir…”
Sayfa 367… Küçük bir kesit:
“Bu tuhaftı. Eski şehrimden bahsederken daha az
özlem hissediyordum. Bu sanırım bir çeşit gelişmeydi.
Biraz daha kırışmış olan eski bir fotoğraf görmek
gibiydi, hayatımda başka bir zamanın yumuşak
bir hatırlatıcısıydı.
Gülümseyip gözümün önüne getirebiliyordum ama artık hemen geri uçup eski
hayatıma devam etmek için çaresiz bir ihtiyaç hissetmiyordum.
Bu büyük ihtimalle, sonunda
hayatımın o kısmının bitmiş olduğunu kabullendiğim anlamına
geliyordu.
Kapanış falan…”
Keyifle okumanızı dilerim
Sevgiyle, huzurla kalın.
Yorumlar
Yorum Gönder