Mekanın Cennet Olsun Büyük Usta...

 

                                          (NOT: Görseller internetten alıntıdır.)

Gelmiş geçmiş en yakışıklı aktörlerden biriydi O.

Kimimiz için İlyas, kimimiz için Şopen’di.

Kimimiz için şipşakçı, kimimiz için dürüst, namuslu, gözü pek delikanlı.

Türkçe sözlükte “yakışıklı” kelimesinin karşılığıydı: Kadir İnanır.

Güzel, yakışıklı, dürüst, efendi birini görünce: “Kadir İnanır gibi maşallah!” denilirdi.

Hepimiz onu çok severdik de yanına kimin yakıştığı dert olurdu:

“Filiz Akın’la oynasın!”, “ Müjde Ar’la çok güzel oluyorlar”, “Bence sadece Türkan Şoray ile oynasın!”, “Fatma Girik olsun, biri kara gözlü biri maviş!”.

Yüzlerce film, ödüller, gazetelerde çıkan çarşaf çarşaf resimler röportajlar.

O’nu hepimiz çok sevdik sanırım, çok sevdik, çok benimsedik, çok bizden bildik.

İnsan sevdiklerini kaybedince çok üzülüyor, yıkılıyor. Ama, böylesine çok sevdiği, değer verdiği birini (oyuncu, yazar, sporcu vs.) kaybedince onunla eşleştirdiği anıları da yıkıma uğruyor. Sanki yaşanmışlıklarını da kaybediyor insan.

İnsan oğluyuz, sonunda öleceğimizi bilerek doğuyoruz ama, sevdiklerini kaybetmek yine de çok dokunuyor yüreğe.

Mekanın cennet olsun büyük usta.

Nurlar içinde uyu.


                                             (NOT: Görseller internetten alıntıdır.)

Yorumlar