TATLI
BİR KAZA… JASMINE
GUILLORY…
Küçük, küçücük bir kitap: 43 sayfa. Beklenmedik Karşılaşmalar serisinin 4. kitabı. Akıcı bir dille yazılmış. Kitabı sipariş vermekte ki dürtü
arka kapakta geçen “…deprem olur ve…” cümlesi oldu. Ayıptır söylemesi deprem, sel
vs. gibi filmlere bayılırım. Romantik komedi tarzında, içinde “deprem” geçen
bir hikâyeyi okumak istedim. Küçük bir hikâye ama güzeldi.
Arka kapak:
“Daisy Murray’nin Sevgililer Günü planı ardı ardına romantik komedi filmleri izlemektir. Ancak pastaneye gittiğinde bir deprem olur ve inanılmaz derecede kaba ama bir o kadar da yakışıklı pastane şefiyle içeride mahsur kalır.
İkisinin tatsız bir geçmişi vardır: Daisy ona ne zaman gülümsese adam hep
kaşlarını çatmıştır. Birbirlerini daha iyi tanımalarız için böyle bir talihsizlik yaşamaları
gerekiyordur. Zaten başka seçenekleri de
yoktur. Üstelik içinde bulundukları durumun tatlı, inkâr edilemez ve ön
görülemez avantajları vardır.”
Bu kısa hikâyede
bir paragraf çok ilgimi çekti. Şu sıralar TRT1’ de yayınlanan, çok beğenilen, benim de severek izlediğim bir dizi: Taşacak Bu Deniz’
de neredeyse tıpatıp aynısı kullanılmış. Diziyi izleyenler hemen hatırlayacaktır.
Sayfa:28
“Daisy iç
geçirdi. “Biliyorum, başıma bela gerçekten. Sıcak nevaleyim ben.”
Kaşlarını kaldırdı. “Sıcak nevale mi?”
Daisy başını onaylarcasına salladı. “Evet. Soğuk nevale lafını
duymuşsundur. Duyduğunu varsayıyorum, sözlük tanımının yanına senin fotoğrafını koymalılar. Eh işte, ben de sıcak nevaleyim. Ne yapayım, elimde değil. Yüzüm böyle.
İnsanlar sürekli
bana yol soruyor. Nereye gittiğimden emin göründüğümden falan değil, cana yakın durduğum için.”
Keyifle okumanızı dilerim 📖📖📖
Sevgiyle kalın



Yorumlar
Yorum Gönder