Kıyıya Vuran Düşler... Debbie Macomber...

Kıyıya Vuran Düşler… Debbie Macomber…

Yaşanan bir doğal felakette tüm ailesini kaybeden, acı ve gözyaşıyla geçen bir sürenin sonunda iyileşmek için ailesiyle birlikte mutlu oldukları zamana ait hatıraların peşine düşen kadın kahramanımızın hikayesi. Elinize alınca kolay kolay bırakmayacınız kadar akıcı bir öykü. EPSİLON Yayınevi tarafından basılan roman 367 sayfa. Ayrıca küçük bir öykü de romanın sonunda sürpriz olarak yer almış.

Arka kapak:

“Bazı yerler sadece geçmişe değil, iyileşmeye de açılan bir kapıdır…

Annie Marlow, hayatının en sarsıcı dönemlerinden birini atlatmaya çalışırken, teselliyi geçmişin sıcak anılarında arar. Çocukluk yazlarının geçtiği küçük sahil kasabası Oceanside’a geri dönmesi, yalnızca nostaljik bir kaçış değil, aynı zamanda ruhunu iyileştirecek yeni bir başlangıçtır.

Kıyıya vuran dalgalar, Annie’ye sadece huzur değil, aynı zamanda kendini yeniden tanıma fırsatı sunar. Yeni evi, yeni işi ve hayatına bir şekilde dokunan tanıdık yabancılar sayesinde Annie, içindeki boşluğu doldurmaya başlar. Özellikle sessiz, derin ve güvenilir ressam Keaton, onun yalnızlığını fark eder ve kalbine dokunan kişi olur.

Öte yandan geçmişin hayaletleriyle yüzleşmek kolay değildir. Annie’nin karşısına çıkan beklenmedik bir fırsat, onu hayalleriyle kalbi arasında bir seçim yapmaya zorlar. Şimdi gerçekten nerede mutlu olduğunu ve kime ait olduğunu keşfetme zamanı gelmiştir.

Kıyıya Vuran Düşler, insanın dünyası yerle bir olduktan sonra bile yeniden ayağa kalkabileceğini, iyileşmenin her zaman mümkün olduğunu anlatan, gerçek aşkın şifa gücünü bizlere kanıtlayan unutulmaz bir hikâye…”




Sayfa: 25, küçük bir alıntı.

Geride kalanlar.

Annie aynen öyle hissediyordu. O gün kendisi de ailesiyle birlikte olmalıydı. Onlarla birlikte ölmeliydi. Aylar geçtikçe ölmüş olmayı diledi. Ama bunun yerine hayattaydı, karmaşık yasal sorunların ve peşinden gelen çirkinliklerin içine itilmişti. Bunlar ruhsal olarak kaldırabileceğinden fazlaydı, derin, karanlık bir çukura doğru sürükleniyordu. Keder ve pişmanlık, yeniden yüzeye çıkabileceğine inanamayacağı kadar ağır geliyordu. Bir daha nasıl eskisi gibi olabilirdi ki?”

Keyifle okumanızı dilerim

Sevgiyle kalın

 

Yorumlar